Yangının çıkmasından değil, yayılmasından korkacaksınız

İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, “Önlemler alındığı takdirde yangının çıkması önemli değil, önemli olan çıktığı anda söndürülmesinin sağlanmasıdır” diyor. Yangın güvenliği konusunda yolun başında olduğumuzu belirten Prof. Dr. Kılıç, yangın güvenliğinin sadece yönetmeliklerde yer almasının yeterli olmadığını dile getiriyor.

Sanayi yapıları ve ticari binalarda, yangın çıkmasını ve yangının yayılmasını önlemek için yönetmeliklere göre gerekli güvenlik önlemlerinin alınması hayati önem taşıyor. Sanayi yapılarında çıkan yangınların en önemli nedenleri; prosesler, elektrik sistemleri ve işçilerin tedbirsizliği olarak sıralanıyor. Ticari binalarda ise yangınların çoğu elektrik odalarından, kofraların atmasından, kabloların ısınmasından ve aydınlatma sistemlerinden kaynaklanıyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, “Yangının çıkmasından korkmayacaksınız, yayılmasından korkacaksınız” diyor. Yangının yayılma nedeninin kullanılan tesisat ve yapı malzemeleri olduğunu belirten Prof. Dr. Kılıç, plastik esaslı malzeme ve kablo kullanmanın yangının yayılmasında önemli etken olduğunu ifade ediyor. Prof. Dr. Kılıç, “Yanıcı madde yoksa yangın da yoktur” diyor ve ısı yalıtım malzemelerinde, polistiren ve poliüretan yerine, mineral yün kullanılmasının yangının yayılmasını engellediğine dikkat çekiyor.Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik’te bazı güvenlik önlemlerinin yer aldığını belirten Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç,yapının büyüklüğüne ve kullanım amacına

göre,algılama sistemi ve sprinkler sisteminin (otomatik söndürme) uygulanması gibi zorunlulukların olduğunu dile getiriyor. Prof. Dr. Kılıç, yönetmelikte belirtilen önlemleri almayan yapılara, iskân ve işletme ruhsatı verilmediği, ancak bunun yeni yapılar için geçerli olduğu bilgisini de paylaşıyor.

Sanayi yapılarında ve ticari binalarda yangın çıkmasına neden olan faktörler nelerdir? Yangınlar daha çok nelerden kaynaklanır? Bu konuda istatistikî veri var mı?

Bu konuda istatistikî bilgiler var. Genel olarak endüstri yangınlarının birinci nedeni proses kaynaklıdır. Proses dediğimiz zaman, o işletmede kullanılan hammaddeler ve hammaddelerin yanıcılığı söz konusu oluyor. İkinci sırada, elektrik sisteminden kaynaklanan yangınlar yer alıyor. Elektrik derken daha çok statik elektrik ve aşırı elektrik kullanımından kaynaklanan yangınlardan söz ediyoruz. Bu arada işçilerin hatalarından kaynaklanan yangınlar da çok fazla oluyor. Genellikle endüstriyel tesislerde ısıtma sistemi çok iyi olmadığı için elektrikli ısıtıcılar kullanılıyor. Isıtıcıların kullanımındaki hatalar gibi işçilerin tedbirsizliğinden kaynaklanan, özellikle sigara kaynaklı yangınlar da çıkabiliyor. Ayrıca bir diğer yangın nedeni de, aydınlatma armatürlerinin özellikle florasan lambaların fazla ısınmasıdır.

Ticari binalardaki yangınlar, endüstriyel tesislerdeki yangınlardan daha farklıdır. Örneğin AVM’lerdeki yangınların çoğu, elektrik odalarından, kofralardan, kabloların ısınmasından ve aydınlatma sistemlerinden kaynaklanır. İstanbul’da ki büyük AVM yangınlarında da bunu görüyoruz. Bunun yanında ticarethaneler, AVM ve endüstriyel yapılarda yangınların yarıdan fazlası, onarım ve yenileme çalışmaları sırasında meydana gelir.

Yangın çıktıktan sonra tesisin yapısı ve üretilen ürünün cinsine göre ne gibi riskler oluşur? Yangının yayılmasına, büyümesine neden olan riskler nelerdir?

Ben her zaman, “Yangının çıkmasından korkmayacaksınız, yayılmasından korkacaksınız” derim. Yangının yayılmasının nedeni, kullanılan tesisat ve yapı malzemeleridir. Bu noktada da yayılmaya neden olan birinci etken, plastik esaslı veya kolay yanıcı malzemelerin kullanılmasıdır. Kolay alevlenici malzemelerin kullanılması durumunda yangın çok hızlı yayılabilir. Yangının yayılmasına neden olan diğer neden, plastik esaslı kablo kullanımıdır. Daha çok büyük alanların tek hacim olarak kullanılması, yangın zonlarının oluşturulmaması yangının yayılmasına neden olur. Yangının yayılmasını engelleyen en önemli faktör, yangın zonları ve kompartımanlarıdır. Bunlar yapılırsa, yangın çıktığı yerde kalır. Dünyada da, ülkemizde de yangının en çok yayıldığı kısımlar şaftlardır. Özellikle yüksek binalarda yangının bir kattan diğer kata yayılmasının tek sebebi şaftlardaki yetersiz önlemlerdir.

Gerek jeneratör odalarındaki yangınlar, gerekse şaftlarda başlayıp yayılan yangınlar ve gerekse endüstriyel tesislerde gerçekleşen yangınların yayılmasının birinci nedeni, kolay yanıcı ısı yalıtım malzemesinin kullanılmasıdır. Örneğin, Konya Şeker fabrikasında, uygun ısı yalıtım malzemesi kullanılmadığı için çok büyük hasar meydana geldi. Polat Tower’da meydana gelen yangın da, binanın yüzeyindeki kaplama malzemesinin uygun olmamasından kaynaklanmıştır. Son birkaç yıl içinde bu tarzda kolay yanıcı malzeme üreten birçok endüstriyel tesis yandı. Bu nedenle her şeyden önce kullanılan yalıtım malzemelerinin yangına dayanıklı olması gerekiyor. İkinci olarak da, açıklıkların kapatılıp yangının çıktığı noktada kalmasını sağlamak, diğer noktalara geçişini engellemektir. Özellikle aşırı ve kolay yanıcı ürün üreten endüstriyel tesislerde ona uygun tedbirlerin alınması gerekir. Maalesef Türkiye’de bu dikkate alınmıyor. Bu tür tesislerde statik elektrik kontrolü, bölümlendirme ve sprinkler sistemleri (otomatik söndürme) yapıldığı takdirde risk azalır. Riski hiçbir zaman ortadan kaldıramazsınız.

Yangın önlemle önlenir, önlemle söndürülür. Sözünü ettiğimiz sebeplerden dolayı başlayan yangın, tesis tamamen yok olana kadar sürüyor. Bu nedenle önemli olan tedbir almak.

Bugüne kadar ülkemizde çıkan en büyük sanayi ve ticari yangınları hangileri? Bu yangınlarla ve sonuçlarıyla ilgili bilgi verir misiniz?

Son 1 yıl içinde en büyük sanayi yangını Konya Şeker Patogra’da gerçekleşen yangındır. Fabrikada 54 milyon euro’luk bir hasar meydana geldi. Bu yangının sigortacılıkta dönüm noktası olduğu söyleniyor. Çünkü hasarı karşılamak çok zordu. Bunun yanında Tuzla’daki kimya fabrikasında da büyük bir yangın meydana geldi. Eski şehir, Çerkezköy ve Çorlu’da da birkaç fabrikada büyük çaplı yangınlar çıktı. Ticari yapılar arasında özellikle, AVM’lerdeki yangınlardan söz edebilirim. Bu yangınlar arasındaki en büyüklerden birisi Beylikdüzü’ndeki Migros yangınıdır. Bu yangında sadece Migros’un olduğu kısım değil, Migros’un bulunduğu AVM de tamamen yandı. Ben aslında o AVM için iki kez “yanar” diye rapor vermiştim. Yangının nedenleri; AVM’de yemek katındaki fanların çatı arasında kullanılması, çatı arasında uygun yalıtım malzemenin kullanılmaması ve sprinkler sisteminin uygulanmamasıydı. Bunun yanında Tekirdağ ve İzmit’te de AVM’ler yandı.

Sanayi yapıları ve ticari binalar yangın güvenliğinin sağlanması için nasıl inşa edilmeli? Ne gibi yalıtım ve güvenlik önlemleri alınmalı?

Yangın önlemlerinin, o binanın mimari ve kullanım özelliklerine, endüstriyel tesis ise üretim sistemlerine uygun alınması gerekir. Yangın önlemleri, ticari ve endüstri yapılarında birbirinden farklıdır. Ama hepsinde standart olan önlemlerden birincisi can güvenliği için kaçış yollarının düzenlenmesi, ikincisi ise benim en çok önem verdiğim mimari tasarımdır. Tesisteki ya da yapıdaki pasif önlemler ne kadar iyiyse, risk o kadar azalır. Bunun anlamı şu, riski böleceksiniz, yangınının çıktığı yerde kalmasını sağlayacaksınız. Isı yalıtımı için çoğunlukla poliüretan ve polistiren malzemeler kullanılıyor. Bunların azaltılması gerekiyor. Yani, işletmede üretimden kaynaklanacak risklerin dışındaki riskler tamamen ortadan kaldırılmalıdır. Prosesten ve statik elektrikten kaynaklanan yangınlar için önlem almak gerekiyor. Kullanılan kablolar, özellikle de elektrik kabloları mutlaka yangına dayanıklı olmalıdır.

Bu gibi yerlerde kullanılacak fanların, eğer gaz kullanımı varsa, bu kısımlarda gaz birikimini önleyecek şekilde havalandırma yapılması, havalandırma cihazlarının kıvılcım güvenlikli olması gerekiyor. Algılama ve uyarı sistemleriyle söndürme sistemi de yangın sırasında devreye girmeli. Söndürme sisteminin seçiminde üretilen mamul maddeye ya da kullanılan hammaddeye uygun bir söndürme sistemi kullanılmalıdır. Bu önlemler alındığı takdirde yangının çıkması önemli değil, çıktığı anda söndürülmesi sağlanır. Ticari yapılar ise, endüstriyel tesisler kadar riskli değildir. Bugüne kadar sprinkler sistemi olan ve pompası çalışan ticari yapılarda, büyük ve yayılan bir yangın olmadı. Sprinkler sistemi varsa yangın yüzde 98 söner. Sönmeyen yangınlarda ise ya pompa arızalı oluyor ya da sistem kapatılmış oluyor. Kısacası, uygun bir sistem kurulmuşsa ticari yapılarda yangın büyümeden söndürülebilir.

Yalıtım malzemeleri ve pasif yangın önlemlerinin yangının yayılmasını önlemede ne gibi katkıları vardır?

Yanıcı madde yoksa yangın da yoktur. Yangının olması için yanıcı maddenin olması gerekir. Isı yalıtım malzemelerinde, polistiren ve poliüretan yerine, mineral yün kullanıldığı zaman yanıcılık ve yayılma önlenmiş olur. Örneğin, bir mağazayı düşünürseniz, mağaza duvarında yanıcı malzeme kullanmazsınız yangının yayılımını önlemiş olursunuz. Ama mağazanın içinde yanıcı malzemeler vardır. O yanıcı malzemelerin riskini azaltmak ve yangının çıktığı yerde kalmasını sağlamak için de kullanım amacına bağlı olarak kompartımanlar oluşturulur. Bir ticarethanenin deposu bölümlendirildiyse, bir yerde çıkan yangın orada kalır. Ancak tek hacim yaptıysanız, o zaman yangından geriye hiçbir şey kalmaz.

Yangın güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak bir tesiste ne gibi eğitimlerin verilmesi gerekiyor? Çalışanlar ve yetkililerin nasıl eğitilmesi gerekiyor?

Eğitimleri, sistemlere göre birkaç grupta ele alıyoruz. Birincisi, yangının çıkmaması için yapılacak işlemlerle ilgili eğitimlerdir. Yangının çıkmaması için nelere dikkat edilmesi gerekir?, çöpler nasıl atılmalıdır?, sigara nerede kullanılmalıdır?, ne tip elektrik tesisatı tercih edilmelidir? gibi konularda eğitimler verilmelidir. İkinci grup eğitimler ise, yangın çıktığı zaman nasıl hareket edileceğiyle ilgili eğitimlerdir. Tesisteki ya da ticari yapıdaki yetkilinin, yangında paniğe kapılmadan nasıl müdahele edeceği ve insanları nasıl tahliye edeceğiyle ilgili eğitimler bu grupta yer alır. Üçüncüsü, sistemlerin bakımıyla ilgili eğitimleri içerir. Yangının ne zaman, nerede ve nasıl çıkacağı belli olmadığı için sürekli olarak kurulan sistemin çalışır durumda olması gerekir. Bu konuda bakım eğitimi verilmelidir. Konuyu bilen teknik personelin olması, bakım esaslarının yerine getirilmesi ve sistemin test edilmesi gerekir. Bu üç eğitim grubu da uygulanırsa, eğitim tamamlanmış olur. Yangının çıkmamasıyla ilgili önlemler, aslında o yapıdaki ya da tesisteki herkesle ilgilidir. Söndürmeyle ilgili kısımsa, sadece söndürmeye müdahele edecek kişiler, yani güvenlik görevlilerini ilgilendirir.

Bu eğitimlerin alınması yasal olarak zorunlu mudur?

Aslında bu eğitimler zorunlu eğitimlerdir. Zorunluluk, yasal olarak genel bir ifadeyle belirtilmiştir. Yılda bir kez tatbikat yapılması, sistemlerin her yıl bakımının yapılması ve test edilmesi gerekir. Ancak yangın çıkmaması konusundaki eğitimler konutlar için zorlayıcı değildir.

Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik’te ne gibi güvenlik önlemleri yer alıyor?

Bu konuda ne gibi yaptırımlar ve denetimler uygulanıyor? Binanın büyüklüğüne ve kullanım amacına göre, algılama sistemi ve sprinkler sisteminin uygulanması gibi zorunluluklar söz konusu. Örneğin, 2 bin metrekareyi geçen depolar ve belli yükseklikteki binalar için algılama sisteminin yapılması zorunludur. Yüksekliği 21.50 metreden fazla olan binalarda yangın dolabı gibi önlemlerin alınması, 30 metreden yüksek ticarethanelerin mutlaka sprinkler sistemine sahip olması, yüksekliği 51.5 metrenin üzerinde olan konutların sprinkler ve algılama sistemini bulundurması gerekir. Bu önlemler arasında en önemlisi olan söndürme sistemleri, alışveriş merkezleri ve yük sek yapılar için yönetmelikle zorunlu hale getirildi. Bu nedenle de her geçen gün bu tarz yangınlar azalıyor. Yönetmelikte belirtilen önlemleri almayan yapılara, iskân ve işletme ruhsatı verilmiyor. Yeni yapılar için bu geçerli, ancak eski yapılar için geçerli değil. Aslında yönetmelikte belirtilen hususlar yerine getirilmediği takdirde, Kabahatlar Kanunu’na göre soruşturma açılması gerekiyor.

Daha önce sizinle yaptığımız röportajda Yangın Yönetmeliği’nin bazı maddelerinin yanlış yorumlandığını, bazı maddelerin de uygulanabilir olmadığını söylemiştiniz. Bu konuda geçen yıllar içinde bir gelişme yaşandı mı? Yönetmelikte halen eksikler olduğunu düşünüyor musunuz? Revizyonu halen süren Yönetmelik ne aşamadadır?

Yönetmelikle ilgili revizyon çalışmaları yaklaşık 4 yıldır yürütülüyor. Yönetmelikte 70- 80 maddede değişiklik yapıldı. Aslında çalışmalar tamamlandı, ancak Bakanlık’ta bekliyor. Umarım en kısa sürede yönetmelik çıkar. Sadece Yangın Yönetmeliği'nde değil, yeni tip imar yönetmeliğinde pek çok hata var. Örneğin, kapıların genişliğinin 150 cm, merdivenlerin ise 120 cm olması isteniyor. Yönetmeliğe göre, 100 cm de merdiven yapabilirsiniz, ama kapıyı 150 cm genişliğinde yapmanız gerekiyor. Yurtdışında ise bunun tam tersi bir durum söz konusu. Çünkü kapıdan geçiş hızlı olduğu için kapı, merdivenin yüzde 75’i kadar olur. Ama Türkiye’de maalesef bu detaylar düşünülmüyor. Yönetmelikte mevcut binadaki önlemler belirtiliyor, ancak bunların yeni binalardan daha zor olduğunu ya da aynı olduğunu görebiliyorsunuz. Bunun gibi düzeltilmesi gereken, çoğunluğu mimari konularda olan pek çok husus var. Bunun ötesinde uygulamada da sıkıntı söz konusu, pek çok yanlış uygulanan madde bulunuyor.

Ülkemizde yangın güvenliği konusunda yönetmeliğin ötesinde neler yapılabilir?

Yangın güvenliğinin sağlanması için basındaki 5N, 1K’nın uygulanması gerektiğini hep söylerim. Yani, “Ne olmalıdır? Nasıl olmalıdır? Nasıl yapılmalıdır? Nasıl işletilmelidir? Nasıl test edilmelidir? Bunları kim yapmalıdır?” sorularına yanıt aranması gerekiyor. Türkiye’de daha işin “ne olmalıdır?” kısmı bitti. “Duvarlar yangına dayanıklı olmalıdır” diyorsunuz. Ama bu nasıl sağlanır diye düşünülmüyor. Bu konuda standartların olması gerekiyor. Bazı yerleri inceledim, içim sızladı. Bunun ötesinde nasıl test edilmesi ve işletilmesi gerektiği konusunda da ciddi eksiklikler var. Başlangıçta sistem test ediliyor, ama bir süre sonra bakıyorsunuz ki, aslında hiçbir sistem çalışmıyor. Bunları yapacak olan ehil kişiler kim? Bu konuda yetişmiş personel lazım. Yangın güvenliği konusunda yolun başındayız. Yangın güvenliğinin sadece yönetmeliklerde yer alması yeterli değil. O mentalitenin gelişmesi gerekiyor. Biz kaderci bir yapıya sahip olduğumuz için “Bir şey olmaz” deyip geçiyoruz. Asıl öncelikli olarak bunun değiştirilmesi gerekiyor.

Paylaş