Yalıtım, 2-3 senede kendi kendini geri ödeyen bir uygulama

Türkiye yapı sektörüne “green flexible” hava kanalı anlayışını kazandıran AFS, havalandırma ekipmanları üretiminde sektörün öncü kuruluşlarından. AFS Boru Sanayi’nin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Zeki Poyraz ile, yalıtım ve iklimlendirme sektöründen İzocam ile ilişkilerine uzanan bir sohbet gerçekleştirdik.

1991 yılında Ankara’da kurulmuş olan AFS, 20 yılı aşkın yolculuğunda, iklimlendirme sektörünün yenilikçi, öncü ve küresel kuruluşlarından biri olagelmiş. Havalandırma alanına yoğunlaşan üretimiyle yola çıkan ve günümüzde yüzlerce çeşit havalandırma ekipmanının üretimini ve pazarlamasını  gerçekleştiren AFS, dünyanın 70 ülkesine ihracat yapıyor.

AFS Boru Sanayi’nin verdiği hizmetlerden bahsedebilir misiniz?

AFS, havalandırma alanındaki yeniliklere önem veren öncü bir kuruluş olarak, AR-GE ve ÜR-GE konularında da hızlı bir gelişim yaşadı. Üretim tesisleri-mizde yer alan 1600 metrekarelik AR-GE laboratuvarında kalite kontrol, performans testleri, tasarım ve yeni ürün çalışmaları konusunda kendimizi sürekli geliştirerek; sektöre, insan yaşamına zarar vermeyen, çevreye duyarlı yeni ürünler kazandırıyoruz. Kimyasal emisyon değerleri en aza indirgenen ve yeşil ürünler olarak tabir edilen “green (yeşil) flexible” hava kanalları Türkiye’de ilk defa AFS tarafından üretilmeye başlandı ve uluslararası sertifikalarla da kalitesini ve farkını tescilledi. Türkiye yapı sektörüne green flexible hava kanalı anlayışını kazandıran AFS, bundan sonra da yeniliklere öncülük etmeye devam edecektir.

Dünyanın farklı noktalarındaki farklı havalandırma sistem ve ihtiyaçlarını bilerek, müşteriyi doğru ve kaliteli ürünle bülüstürüyoruz. Kurduğumuz lojistik ağ ile her şeyi zamanında gerçekleştiren genç ve dinamik bir ekibe sahibiz. AFS olarak, kaliteyi ve hızı bir paydada birleştirerek; “Müşteri daima haklıdır” düşüncesi ile mutlak çözüm üretmeyi kendimize ilke edindik. İklimlendirme sektöründe esnek hava kanalları, hijyen ürünleri, endüstriyel ürünler, fanlar, anemostadlar, hava perdeleri, enerji ve ısı geri kazanım cihazlarımızla yer alıyoruz. Tüm faaliyetlerimizi Ankara’daki üretim ve İstanbul’da yer alan iki adet lojistik merkezimizden yürütüyoruz. Havalandırma alanında Avrupa’daki en büyük üretim tesisine sahibiz. Tesislerimizin fiziki alt yapısını ve alanını yatırımlarla büyüterek, çağın gereklerine cevap verebilecek niteliklerle donatıyoruz. Gerek üretim gerekse hizmet geçmişimizde değerlerinden asla taviz vermeyen, değerleri ile birlikte gelişip, büyüyen şirketimiz, bundan sonra da sektöründe öncü, farkındalık yaratan, çağa ayak uyduran bir firma olarak yoluna devam edecektir.

AFS’nin kurulduğu yıllara ve bugüne baktığınızda, yalıtım sektörünün Türkiye’de ve dünyada geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

İnşaat sektöründe faaliyet gösteren bir aileden gelmenin getirmiş olduğu bazı bilgi birikimlerimi sizinle paylaşarak cevaplamak istiyorum bu soruyu. Ülkemizde yalıtım bilinci maalesef ancak 1980’li yıllarda gelişmeye başladı. Günde 2-3 saat yayın yapan siyah beyaz TRT televizyonunda izlediğimiz İzocam reklamlarındaki “Yöneticimiz uyuyor mu? Paralar boşa gidiyor” nidaları hâlâ kulaklarımda çınlar. O günlerde sadece çatının İzocam’la kaplanmasından söz edilirken, bugün TS 825 standardı ile artık binaları her tarafından “mantolamak” suretiyle yalıtım yapılması mecburi hale gelmiştir. Hatta 2017’den itibaren karnesi olmayan binaların tapu devirleri bile mümkün olmayacaktır. Son 40 senede gördüğüm tablo, Türkiye’deki yalıtım bilincinin -şahsen yeterli görmediğim halde- ciddi manada gelişmiş olduğudur.

Yalıtım, doğrudan cebimize getirisi olan, hatta 2-3 sene içerisinde kendi kendini geri ödeyen son derece önemli bir uygulamadır. Daha ciddi yalıtım uygulamalarının en kısa sürede uygulanmaya başlanması ekonomimiz açısından çok önemlidir.

Dünyada yalıtım bilinci Türkiye’den çok daha önce başlamış; günümüzde Türkiye’nin en az iki katı uygulama mecburiyetine sahip olan mevzuatlarla uygulanıyor. Biz Eylül-Ekim aylarında kalorifer yakarken, bizden çok daha soğuk olan Almanya’da ısıtma Kasım ayında devreye alınıyor. Biz Mayıs ayına kadar binalarımızı ısıtırken, Doğu Avrupa ülkeleri Mart sonunda ısıtma sistemlerini kapatıyor.

Günümüzde sektördeki ürün ve marka çeşitliliğine rağmen İzocam’ı tercih etme nedenleriniz nelerdir?

Ürünlerinde yalıtım malzemesi olarak camyününü sürekli kullanan İzocam’ın ürün kalitesi ve hizmet anlayışı, AFS’nin kalite ve hizmet anlayışı ile uyuştuğu için camyünü ihtiyacımızı İzocam’dan karşılıyoruz. AFS flexible, hava kanallarında Avrupa’nın en büyük, dünyanın da iyi bilinen markalarından. Müşteri memnuniyeti ve kalite odaklı çalışan bir firma olduğumuzdan; ticari çalışma prensiplerimizdeki benzerlikler, İzocam’ın hizmet anlayışı, ürün kalitesi gibi pek çok olumlu etmen bugün de İzocam’ı tercih etmemize sebebiyet veriyor.

İzocam’ın hangi ürünlerini sıklıkla kullanıyorsunuz?

AFS olarak İzocam’ın standart camyünü ürünlerini kullanıyoruz. Bunun yanı sıra İzocam ile beraber geliştirdiğimiz, Greenguard sertifikalı özel ürünlerde de yeşil camyünü kullanmaktayız. Üretim yapan bir firma olduğumuz için de bu ürünleri her daim kullanıyoruz. İzocam’dan sürekli sevkiyatlarımız ouyor.

Aynı zamanda TOBB İklimlendirme Sektör Meclisi ve İSİB İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği Başkanı görevlerini sürdürüyorsunuz. Bize TOBB İklimlendirme Sektör Meclisi ve İSİB’in faaliyetlerinden bahsedebilir misiniz?

İklimlendirme dediğimiz sektör; ısıtma, soğutma, klima, havalandırma, derin dondurucular, tesisat ve yalıtım sektörlerini kapsıyor. Türkiye iklimlendirme sektörü kendi içinde dernekleriyle, vakfıyla örgütlenmiş olmasına rağmen, devlet nezdinde tanınırlığı ve bilinirliği olmayan, inşaat ve makine sektörleri altında anılan bir sektördü. Bu boşluğu ve kendi şahsi imkânlarımı kullanarak, öncelikle 2006 yılında TOBB’da İklimlendirme Sektör Meclisi kurulmasını gerçekleştirdik. Meclisimiz iklimlendirme sektöründe faaliyet gösteren firmaların yanı sıra, tüm sektör derneklerimizi ve vakfımızı bünyesinde bulunduruyor. Toplam 35 temsilcisi var. Meclis sayesinde Türkiye iklimlendirme sektörünün meslek standartları belirlenmiş ve çıkartılmış oldu. Sektörün tanıtılması, geliştirilmesi ve sorunlarının giderilmesi üzerinde faaliyetlerimiz de devam ediyor. Bugüne kadar sektörümüzün sorunlarını birçok bakanlık, kurum ve kuruluş ile irtibat halinde çözdük.

İSİB İklimlendirme Sanayi İhracatçılar Birliği de yine benim şahsi gayretlerimle ve sektör firmalarının destekleriyle, sektörümüzün dağınık ihracat yapısını derleyip toplayan, tek bir güç ile sektör ihracatının yönlendirilmesini sağla-yan son derece önemli bir girişim. Bugün Allah’a çok şükür Türkiye klimlendirme sektörü tüm kamu kurum ve kuruluşlarında tanınır ve bilinir oldu. Ödül alan bir sektör haline gelerek, hak ettiği yere ulaştı. Bugün itibariyle son 12 aylık ihracatımız 4,5 milyar dolara ulaştı. İhracatımız geçen seneye oranla yüzde13 artış ile devam ediyor.

İklimlendirme sektörü ihracatının dünya iklimlendirme sektöründeki payı, Türkiye ihracatının dünyadaki payından daha fazladır. Ürünlerin katma değerleri yüksektir. İklimlendirme sektörünün ortalama kg fiyatı 4,5 dolar iken Türkiye ortalaması 1,5 dolardır. 2023 yılı hedefimiz ise sektör olarak 25 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmaktır. 

*Bu içerik İzocam Diyalog Dergisinin Nisan, Mayıs, Haziranl 2014 tarihli sayısından alınmıştır.

Paylaş